câh
yer, mevki.
yer, mevki.
gençlik çağı.
bile bile inkar etme.
Eski Yunan'da yaşamış, Bergamalı hekim.
ruh, yaşam.
canan, sevgili.
gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın.
yön, yan, taraf
tabut, salaca.
çağrı, yardım, imdat.
1. Cadı, oyunbaz. 2. Çok güzel.
zorlayan, güçlü.
örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.
örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.
büyük sıkıntı, üzgü.
cahillik, ilimden mahrum olmak, tecrübesizlik.
kızgınlık, kızma
ölüm cezasına çarptırılmışlara, ölüm yargısının uygulanmasından önce, son isteği için tanınan süre.
toplanmak.
yüz güzelliği.