burdubâr
tahammüllü, yumuşak huylu.
tahammüllü, yumuşak huylu.
bilezik.
öpmek.
öpüş.
koku.
iftira
çevresi ormanlık yüksek ve çıplak tepe
bülbül gibi.
yüksek.
kurma, yapma, temel.
bürünmüştür.
darı ekmeği.
yer, mevki.
gençlik çağı.
bile bile inkar etme.
Eski Yunan'da yaşamış, Bergamalı hekim.
ruh, yaşam.
canan, sevgili.
gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın.