bûd ü vucûd
varlık, yaratılış, var olma.
varlık, yaratılış, var olma.
pintilik, cimrilik.
sıkıntı, bunalım
Peygamberin Mirac'a çıkarken bindiği at.
güzel.
baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen tanesi.
tahammüllü, yumuşak huylu.
tahammüllü, yumuşak huylu.
bilezik.
öpüş.
koku.
iftira
çevresi ormanlık yüksek ve çıplak tepe
bülbül gibi.
yüksek.
kurma, yapma, temel.
yapı, bina.
bürünmüştür.