balkırmak
pırıldamak, parlamak
pırıldamak, parlamak
otluk.
ötmek, seslenmek.
yemiş, meyve.
yağmur
kutlu olsun, hayırlı ve bereketli olsun.
ev eşyası
bari, hiç değilse, hiç olmazsa.
Tanrı, her şeyi gören.
yara, yaranın işleyen gözü.
yara açmak.
boş, beyhude, yalan, çürük.
gizli, görünmeyen, yorumla elde edilen bilgi.
zengin, zenginlik
zengin, zenginlik
gerçek
doğan. 2- Bir şeyin küçük kısmı, parçası, bir miktar, bir kısım.
tüccar.