arkın
yavaş, hafif.
yavaş, hafif.
aykırı, ters
eskiden erkeklerin, askerlerin bellerine bağladıkları fişeklik.
İslam dini inanışına göre göklerin en yüksek katı, göğün dokuzuncu katı.
sunu, sunma.
sunu, sunma.
arzu ederek, arzulayarak.
şiddetli arzu, istek
Adem Peygamber yapılmaması gereken şeyi yaptı şeytana uydu. Yunus hem Ademi sen yarattın, hem de ona yapılmaması gereken şeyi yaptırdın diye Tanrı'ya sitem...
kolay, rahat
dergah, tekke, kapı eşiği.
soyu belirsiz, yabancı.
madenler aslı, değerler temeli.
soysuz, verimsiz.
temiz, soylu.
yük.
kâr, fayda, kazanç.
gökyüzü, sema.
gökyüzü, sema.
yemek.