Sözlük
İletişim

"sâlus" kelimesinin anlamı ve açıklaması

sâlus: hileci, düzenci, gösterişçi.

sâlus ifadesine benzeyen sözcükler ve anlamları

salâ

namaza davet için çağırmak. Minarede cenâzeye çağrı için okunan salavat, dua. (Kelimenin aslı "Essalât" veya "Salât" dır.)

sela

namaza davet için çağırmak. Minarede cenâzeye çağrı için okunan salavat, dua. (Kelimenin aslı "Essalât" veya "Salât" dır.)

salak

davar avlusu, toplantı yeri,düzlük sağ taraf,ucu toplu zincirli bir nevi savaş tokmağı.

salan

davar avlusu, toplantı yeri,düzlük sağ taraf,ucu toplu zincirli bir nevi savaş tokmağı.

salağ

davar avlusu, toplantı yeri,düzlük sağ taraf,ucu toplu zincirli bir nevi savaş tokmağı.

Salman

Peygambere ilk iman edenlerden bir İranlı.

salyane

salgın, vergi, yıllık saptanan para.

sarvan

çadır, gölgelik, kervan başı, tahtadan yapılmış balık sırtı şeklinde çanta.

savran

çadır, gölgelik, kervan başı, tahtadan yapılmış balık sırtı şeklinde çanta.

sayvant

çadır, gölgelik, kervan başı, tahtadan yapılmış balık sırtı şeklinde çanta.

savat

gümüş işleme, kakma, kaplama.

savay

ipekli bir cins Hint kumaşı.