sâil
soran, saldırıcı.
soran, saldırıcı.
oruçlu, oruç tutan.
sakın ha.
içki sunan.
tabut, düzlük, yayla.
namaza davet için çağırmak. Minarede cenâzeye çağrı için okunan salavat, dua. (Kelimenin aslı "Essalât" veya "Salât" dır.)
namaza davet için çağırmak. Minarede cenâzeye çağrı için okunan salavat, dua. (Kelimenin aslı "Essalât" veya "Salât" dır.)
sallıya sallıya.
tabut, teneşir.
davar avlusu, toplantı yeri,düzlük sağ taraf,ucu toplu zincirli bir nevi savaş tokmağı.
davar avlusu, toplantı yeri,düzlük sağ taraf,ucu toplu zincirli bir nevi savaş tokmağı.
salınarak.
Peygambere ilk iman edenlerden bir İranlı.
salmam, bırakmam.
hileci, düzenci, gösterişçi.
salgın, vergi, yıllık saptanan para.
sarı.
altın.
çadır, gölgelik, kervan başı, tahtadan yapılmış balık sırtı şeklinde çanta.
çadır, gölgelik, kervan başı, tahtadan yapılmış balık sırtı şeklinde çanta.