âlem
dünya, kâinat, evren
dünya, kâinat, evren
avcı.
alınmış.
1-Şaşma, beğenme duygusunu gösterme. 2-Allah aşkına.
tutuşarak. "Alışıban yanaram men"
tutuşmak, alev almak, alevlenmek.
büyük, yüksek, üstün, yüce, aziz olan.
Hz. Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'den oluşan kutsal topluluk
Muaviye'nin oğlu Yezid ve onun soyundan gelenler.
şan ve şerefi büyük olan, meşhur, bir çeşit lale.
elma.
elma gibi, elma benzeri.
almıştır.
al renkli ipek dokuma yüz örtüsü.
geyik.
amel, yapılan iş, eylem, edim. 2- ameller.
sığınca, koruyucu, dayanma gücü, umut.
sığınarak bağışlanma ya da yardım dilemek.
emanet.