kubar
toz.
toz.
yabani at, iki üç yaşında kısrak.
yavrulamak, doğurmak.
yavrulamak, doğurmak.
bir cins pamuklu kumaş.
tanrı tanımazlar.
iyilik bilmemek, gördüğü iyiliği unutmak, insanlığını unutmak.
imansızlık.
dağlık yer, dağı çok olan mevki.
yoğurt, ayran koymaya yarar ağaç kova.
hep, bütün, tüm.
doğruyu söyle, gerçeği söyle.
kubbe, damı kubbe biçiminde olan yapı.
Tanrı'nın evreni yaratırken buyurduğu "ol" emri.
köşe, bucak.
köşe, bucak, bodrum.
temel, öz.
demirci ocağı.
donmuş kar birikintisi.
kötürüm.