koyak
yüksekten inen suların toplandığı yer, derin olmayan çukur.
yüksekten inen suların toplandığı yer, derin olmayan çukur.
ceviz
küçük, tarikata yeni girmiş genç,törende oynayan delikanlı.
güzel.
yığın, kalak, küme, doğal taş kümesi.
puhu kuşu, baykuş.
deve yavrusu.
gömlek, göynek.
yanmak.
toz.
yavrulamak, doğurmak.
yavrulamak, doğurmak.
bir cins pamuklu kumaş.
tanrı tanımazlar.
iyilik bilmemek, gördüğü iyiliği unutmak, insanlığını unutmak.
imansızlık.
dağlık yer, dağı çok olan mevki.
yoğurt, ayran koymaya yarar ağaç kova.
hamamlarda su ısıtmak için ateş yakılan yer.
hep, bütün, tüm.