ko
bırak.
bırak.
yaşlı, ihtiyar.
koçak, yiğit.
kucaklamak.
sarılmak, kucaklamak.
sarılmak, kucaklamak.
sıpa.
evli kadınların başlarına giydikleri üzeri kadifeyle kaplı, altın, gümüş paralarla bezeli tahta başlık. 2. Üstü sargılı, altın, gümüş paralarla bezeli kadın...
bırak, çek.
dedikodu.
bilezik.
bilekten dirseğe kadar kola geçirilen iğreti kolluk.
geveze, saçma sapan konuşan.
omuz.
konak, konaklama yeri
olmak, sultan koptu; sultan oldu.
at kılından telleri olan bir müzik aleti.
korkmayız.
koşturmak.
yüksekten inen suların toplandığı yer, derin olmayan çukur.