ider
edr, yapar.
edr, yapar.
onma, zor durumdan kurtulma, iyi duruma gelme.
kurtulmak.
öğünme.
yiğit, erkişi.
pek, çok.
güzel kokulu.
hırslandırma, kışkırtma.
özlü, gönülden davranma, içtenlik, temiz yüreklilik, Tanrı'nın birliğini belirtme.
bağış.
belediye başkanının görevi, belediyeye verilen vergi.
candan bağlı arkadaş, dost, tarikat arkadaşları.
azap, eziyet.
gayret ve sebatla devamlı çalışma.
dünya ve ahiret.
kararsız.
lâyık, yaraşır.
ile.