içre
içinde, içeri.
içinde, içeri.
için.
edr, yapar.
onma, zor durumdan kurtulma, iyi duruma gelme.
kurtulmak.
öğünme.
yiğit, erkişi.
pek, çok.
güzel kokulu.
hırslandırma, kışkırtma.
bağış.
belediye başkanının görevi, belediyeye verilen vergi.
belediye başkanının görevi, belediyeye verilen vergi.
candan bağlı arkadaş, dost, tarikat arkadaşları.
azap, eziyet.
gayret ve sebatla devamlı çalışma.
dünya ve ahiret.
kararsız.
lâyık, yaraşır.