günelmek
yönelmek, teveccüh etmek.
yönelmek, teveccüh etmek.
yönelmek, teveccüh etmek.
güneşin doğduğu yer, doğu yönü.
tütsü için kullanılan bir çeşit ağaç sakızı.
günü, zamanı gelmek.
gündüz.
kuluçka.
kurtulmuş topluluk.
artar biçimde alazlanarak yanmak, harlanmak.
sonbahar.
boş, asılsız söz, yalan söz.
dolaşma, gezinti.
geçmek.
seçilmiş, seçkin.
gizli, saklı.
Hz. Âdem'in oğularından biri.
taş
ihtiyaç, dilek, istek.