gûş
işitme, dinleme
işitme, dinleme
tasa, sıkıntı, üzüntü.
konuşma, söz, lakırtı
küçücük.
inci, mücevher.
Çeşitli Tasavvuf törenlerinde yüksek sesle okunan dua. Alevi törenlerine gülbank çekmek olarak girmiştir.
Çeşitli Tasavvuf törenlerinde yüksek sesle okunan dua. Alevi törenlerine gülbank çekmek olarak girmiştir.
güleceği gelmek.
gül bahçesi.
sapık, yolunu kaybetmiş.
güneş alan yer, güneşli yer.
yönelmek, teveccüh etmek.
yönelmek, teveccüh etmek.
güneşin doğduğu yer, doğu yönü.
tütsü için kullanılan bir çeşit ağaç sakızı.
günü, zamanı gelmek.
gündüz.
kuluçka.