ger
eğer, şayet
eğer, şayet
kâinat, evren.
üzerine nakış işlemek için kumaşın ya da bezin gerildiği çerçeve, germe çerçevesi.
geviş getirmek.
gezmek, dolaşmak, seyretmek.
elmas, değerli taş.
On dördüncü yüzyılda yaşamış, Bursa'nın Osmanlılarca ele geçirilmesine katılmış, Baba İlyas dervişlerinden bir Sufi. Geyiklerle gezip arkadaşlık ettiği için bu...
düşmanlık, balçık.
cennetekilere hizmet eden yakışıklı delikanlı.
kış.
dedikodu
kız.
deyyus, pezevenk.
eğer girersek.
yaka.
esir, tutsak, yakalanmış
bağırma, çığlık.
bağırıp çağırma.
kederli, üzgün, ağlayan.
saklanbaç.