feragat
vazgeçmek.
vazgeçmek.
gözyaşı.
sevinç, neşe, ferahlık anlamına Arapça bir söz. Eskiden din adamlarının giydiği, ferah, geniş bir elbiseye fereci denirdi. Ferace bundan gelmiştir.
yarın, gelecek zaman.
bölüm, takım
İran mitolojisinde Zalim Cemşid'in yerine tahta çıkarak hükümdar olur. Aslı Hint-İran Tanrılarından gelmedir.
melek, günahsız suçsuz kimse
emir. tebliğ.
döşeyen, döşemeci,hizmetçi, Kâbe'yi süpüren.
övgü.
şeriat üzerine bir konuda miftünün verdiği yargı.
düşünce, zihniyet.
parti, grup.
Hak yolundan ayrılma, isyan etme, günah, suç.
fidanlar.
acıyla bağırma, inleme.
düşünce.
düşünmek
satranç oyununda çapraz hareket eden iki taşın adı.
(Fi-l-hâl) Şimdi, hemen. * Bu halde. * Hadd-i zâtında.