adet
gelenek, görenek, sayı
gelenek, görenek, sayı
edepler, töreler.
adelette doğru hüküm verme, her şeyi yerli yerine koyma.
ünlü, ünü büyük.
düşman, hasım.
düşman taşı.
can düşmanı.
ufuklar, gökyüzünün kenarları
güneş.
ak.
ak, kızıl karışığı renk, alacalı
yufka ekmek, ak undan yapılmış yufka ekmek.
ak mercan. (mecazi anlamı; ak meme, sevgilinin süt gibi ak olan memesi.)
tabut.
akça, aka yakın, alacalı.
ak ceylan. "Ağca ceyran sürme çekip gözüne." (Ak ceylana benzetilerek sevgilinin güzelliğinin vurgulanması.)
zehir.
zehir.
koyun ve keçi sürülerinin gecelediği çit ya da duvarla çevrildiği yer.