çınılamak
çınlamak.
çınlamak.
ışık, mum, kandil
omuz.
çirkef, pis, iğrenç su.
yıkanmak.
başörtüsü, yemeni.
birbirine sürünmek.
çözmek.
dönüp dolaşmak.
üste konan şey, çivi
yünün tarandıktan sonra kalan kaba kötü kısmı.
yemiş toplamakta kullanılan ucu çatallı değnek.
zırh
zırhlı, zırhlar giyinmiş.
kıldan yapılmış kaba dokuma.
bez dokuyan
çünkü, madem, mademki