aymak
söylemek, hitab etmek. 2- uyanmak, farkına varmak.
söylemek, hitab etmek. 2- uyanmak, farkına varmak.
göz, çeşme, kaynak
gönül gözü. Tanrı'yı gerçek olarak gözle görerek bilme, sofilere göre bilgi, bilmek, görmek ve olmak aşamalarına ayrılır. Bir şeyi bilmeye "ilm-el yakıyn",...
irşadın ta kendisi, aydınlatma.
baharın gözü.
Bektaşî ve Alevî'lerin kabul töreni.
yol gözlemek.
ayrılmam, ayrılamam.
başka, değişik, artık.
zevk
en yüksek, ulu.
serbest bırakmak.
şeytan'ın adı.
büyüklük satan.
belli.
yiyecek, besin.
kesin karar verme, irade.
gitme, gidiş.
sevgide üstün tutulan.
dostlar, erenler.