yalıncak
yalın ayaklı, çıplak, yoksul.
yalın ayaklı, çıplak, yoksul.
alev.
yalçın, çıkması güç, sivri kaya.
ateş parçası, yalım, tiz, kılıcın meyilli tarafı.
yuvuz, kurnaz, kötü.
kırmızı parlak elma.
gerekli.
silah
aşk, ferman.
yaslanmak.
kaybetmek, yitirmek.
kaybetmek, yitirmek.
çok, yeğin.
yitirmek.
aramak.
kötü, dehşetli iyi.
gezip dolaşmak, yaylaya çıkmak, kokmak.
ova, yayla, talih.
Hz. Muhammed'in gizini bilen Tanrı elçisi bir kutupla altı erenden olşan imamlar topluluğu. Yediler Üçler'den sonra gelir. Dünyayı Tanrı adına bunlar...
bir kimseyi elinden tutarak götürmek.