üstaz
üstat, usta, hoca.
üstat, usta, hoca.
toplanmak.
gerekli olan şey.
birlik.
vakit, zaman.
gelinin başına örtülen bir çeşit örtü.
yaprak, kağıt veya kitap yaprağı, yazılmış kağıt.
birleşme, kavuşma.
övmek, anlatmak.
yüz.
öldükten sonra dirilme (Haktır).
asalet, iyilik.
gürültü, bağrışma.
vermişti.
vermek.
Kur'an-ı Kerim'de Nas suresi. 114/4. ayet.
şüphe, kuruntu.
çekinin, sakının.
yolladı, gönderdi.