tenûre
tandarlık, mutfakta giyilen giysi, yakasız önü göbeğe kadar açık üst kısmı bele kadar dar etekleri geniş kolsuz giysi.
tandarlık, mutfakta giyilen giysi, yakasız önü göbeğe kadar açık üst kısmı bele kadar dar etekleri geniş kolsuz giysi.
kıl elek, kalbur, buğdayın tanelerini samanından ayırmak için kullanılan kamıştan ya da ince dallardan yapılmış sepet.
vazgeçmek.
Hıristiyan.
karıştırma, şüpheye düşme.
işi Tanrı'ya bırakıp yazgıya razı olma.
birlemek, Tanrı'yı bilmek.
sincap cinsinden bir hayvan.
ilkbahar, erken gelen bahar.
teşbih etmek, benzetmek.
temizleme, soruşturma.
kaçmak.
çocuk.
ergenlik yaşına ermemiş genç.
kılıç, pala.
kurban kesmek.
devlet tarafından geçim için verilen toprak.
ip, destek.