arnaç
karşı, karşı yön, meyilli cephe. "Annacımdan gelen güzel"
karşı, karşı yön, meyilli cephe. "Annacımdan gelen güzel"
Hz. Ali'nin öldürdüğü söylenen bir yiğit
anarım
götürmek, alıp gitmek. "Felek can aparır..."
utanma.
Arapça, Arap kavmine mensup.
durup dinlenme, konup rahat etme.
ararım.
kıyamet kopunca dirilen canlıların toplanacağı yer.
arasını.
ara ile, aralıklı olarak.
süs, bezek, nakış.
Aras Nehri.
dövüşmek, kavga etmek.
davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları.
yavaş, hafif.
aykırı, ters
eskiden erkeklerin, askerlerin bellerine bağladıkları fişeklik.
İslam dini inanışına göre göklerin en yüksek katı, göğün dokuzuncu katı.
sunu, sunma.