seğirtmek
koşmak.
koşmak.
koşmak.
seğirterek, koşarak.
bulut.
kolay.
kolay.
hata, yanılma.
hadislerde cehennemin yedi, cennetin sekiz olduğu bildirilmiştir.
sultanlar.
önceki.
hafif, yeğin.
gökyüzü
oyun ve müzikle yapılan dinsel tören.
balık, dünyayı boynuzlarında taşıdığına inanılan öküzün altında bulunan balık.
ateşte yanmadığı rivayet edilen efsanevi bir hayvan, su kertenkelesi.
övgü, yüceltme.
taş.
baş.
baştan başa.
baştan geçen, ibret veren şey.