pâyidâr (paydar)
sağlam duran, dayanıklı.
sağlam duran, dayanıklı.
ayaklar altında kalış, ayaklar altında kalmış, mahvolmuş, telef olmuş, sürünmüş.
ayaklar altında kalış, ayaklar altında kalmış, mahvolmuş, telef olmuş, sürünmüş.
köstek, atın ayağına vurulan bağ, bukağı.
korunma, sığınma.
öğüt, nasihat.
alına ve yüze düşürülen saç, kakül.
çember, koruyucu.
doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, düşsel, çok güzel dişi varlık.
peri kızı.
kanat.
ışık.
pervane, geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek.
mumun, ışığın çevresinde uçuşan küçük kelebek.
havalanma, göğe ağma.
besili, besiye alınmış, beslenmiş.
kıskanmak, imrenmek.
tahta sedir.
and, yemin.
büyük kadeh, şarap bardağı.