mekrümet
kerem, izzet, şeref.
kerem, izzet, şeref.
melekler.
kınamak, ayıplamak.
altı üstü el ile eğrilmiş ve pamuk ipliğinden dokunmuş bez, keten gömlek.
merhem
üzgün.
üzgün.
ölüm, ahrete göç etmek.
ben.
ele geçirilen, sahip olunan varlık; mal, mülk.
menekşe.
benzer.
inkar olunmuşluk belgesi.
ferman.
mesafe, ulaşılması amaçlanan yer, tasvvufta manevi yolculuk sırasında varılan uğranılan makam ve mertebeler.
dönülüp gelinecek yer.
kovulmuş, reddedilmiş, sürülmüş.
yeşillik, çayır, çimen.
yeşillik, çayır, çimen.