alafırcık
fitne, fesat, karıştırıcılık.
fitne, fesat, karıştırıcılık.
alakalar, ilgiler.
alalım.
gök kuşağı, ebem kuşağı, alkım.
alaca kumaştan yapılma giysi. Kınalı kekliğin (dağ kekliğinin) siyah ve pas rengi gerdan ve siyah çizgilerle bezeli yan tüyleri.
alasın.
gösteriş, debdebe, tantana, ziynet.
alçak, yüksel olmayan.
alçak, yüksel olmayan.
aldatmak
çeşit.
cana yakın, samimi.
dünya, kâinat, evren
avcı.
alınmış.
1-Şaşma, beğenme duygusunu gösterme. 2-Allah aşkına.
tutuşarak. "Alışıban yanaram men"
tutuşmak, alev almak, alevlenmek.
büyük, yüksek, üstün, yüce, aziz olan.