karımak
yaşlanmak, ihtiyarlamak.
yaşlanmak, ihtiyarlamak.
üşenme, tembellik etme. Boğazı tutup nefes aldırmayan bir zahmet. Çeker. Sıkar.
çeşme, cami çeşmesi, sokak çeşmesi, çağlayan, ırmak
köşk, konak.
ön, huzur.
dalavere
damla.
sağlam.
söz.
söz verme, sözleşme.
kavuşturmak, kayd.
oklu asker, bekçi, kapıcı.
derdini çekmek, üzülmek.
bağ.
sapmak, dönmek.
sebat eden, ayak direyen.
inanç
kayımak. korkup-gam yemek.
geri dönmek.