kaçan
nasıl, ne vakit.
nasıl, ne vakit.
boy, pos.
boy, pos.
kaza, bela
ayak, hayır, uğur.
şeriat hükümlerine göre hüküm veren kişi, hâkim.
önsüz, ezeli, sonu olmayan.
kıymet, değer.
Bir masal dağı adı.
çoğu ipekli, uzun, süslü üst giysi.
tembel.
kahır, dert.
razı.
kızmak, öfkelenmek.
söz.
şimdiden sonra, artık, gayri.
güzel bir koku.
geveze.
kuskunsuz eyer.
istenen, beklenen şey.